DİYETTE PSİKOLOJİYİ KORUMAK ÇOK ÖNEMLİ

 Diyetisyen Nurten Bekit Kilo verme ve alma konusunda sağlıklı bir psikolojiye sahip olmanın önemine dikkat çekti. Çevreden gelen baskıların ve stresin hormonlar üzerinde ki etkisine işaret eden Bekit, sürecin psikolojik bir savaşa dönmemesi için çevreye karşı kişinin kendini koruması gerektiğini vurguladı.

 Diyetisyen Nurten Bekit Kilo verme ve alma konusunda sağlıklı bir psikolojiye sahip olmanın önemine dikkat çekti. Çevreden gelen baskıların ve stresin hormonlar üzerinde ki etkisine işaret eden Bekit, sürecin psikolojik bir savaşa dönmemesi için çevreye karşı kişinin kendini koruması gerektiğini vurguladı.

Bekit şu tespitlerde bulundu;

Kilo verme ve alma konusu psikolojiyle alakalı olduğu kadar bence psikolojinin de bu beden ve görüntüyle ilgisi çok yüksek. Dış görünüşünden mutlu olmayan bir insanın psikolojisinin bozulacağı gibi, aynı zamanda psikolojik olarak kendisini yenemeyen bir insanın kilo alma ve vermede zorlandığını düşünüyorum. Bir kişi kiloyu alıyor ve görüntüsünden mutsuz oluyor, dolayısıyla kaçınılmaz olarak psikolojik savaşa başlıyor. Öncelikle bu kişilerin kesinlikle kimseyi dinlenmemesi gerekiyor. Yani altta yatan bir kilo problemi varsa bunun çözümüne gitmemiz gerekiyor.

İnsan kendini zayıf ve mutlu hissediyorsa altta yatan bir sağlık problemi olmadıktan bırakın zayıf kalsın. Ya da insan zayıf olmak zorunda değil kilolu daha iyi hissediyorsa bırakın öyle kalsın. Ama altta yatan sağlık problemi var mı yok mu buna bakmak lazım.

Sağlık problemi varsa kesinlikle bir an önce diyete başlamalı. Zayıf kişilerin, hormonların da bir bozukluk varsa tedaviye başlamalı. Beslenme bozukluğu varsa ve gerçekten sağlıklı beslenmeyi bilmiyorlarsa bunun içinde diyetisyene başvurmaları gerekiyor ki bu sağlıklı beslenme sürecini öğrensinler. Ama onun dışında bir insanı görüntüsü ile yargılamayı çok doğru bakmıyorum.

Kişi çevresinden kilo verme sürecinde, “Çok zayıfladın yüzün gözün çöktü” gibi tepkiler alırken Bu kişi öncesinde “çok fazla kilo almışsın” gibi söylemlerle karşılaşıyor. Yani o çevrenin söylemi hiç bitmeyecek. Bağışıklık düşmeden sağlıklı bir şekilde o kiloyu veriyoruz ki sağlıklı bir yere gelelim. Bu süreçte çevreye kulağımızı tıkamamız gerekiyor.

“BİR SENEDE ALINMIŞ BİR KİLOYU İNSANLAR İKİ AYDA VERMEYİ BEKLEMEMELİ”

Haftada şu kadar mı kilo verdin? Bir ay olmuş bu kadar mı kilo verdin? Gibi tepkiler Bu sefer kişide de psikolojik baskı oluşturuyor.  Yani hep birbirleriyle bağlantısı var. Diyet sürecinin sonunda olduğu gibi kilo verme sürecinde de yine insanları dinlememek gerekiyor. Sen o kiloyu bir anda almadın, yani bir senede alınmış bir kiloyu insanlar iki ayda vermeyi beklememeli.

Birazcık sabırla devam etmeli bu süreç. Çünkü bir uyku bozukluğunu stresin, hormonların üzerinde o kadar etkisi var ki hormonlar da direk metabolizmayı etkiliyor. Dolayısıyla stres kilo ilişkisi ortaya çıkıyor. Yani hormonlar direk etkileniyor, kilo artışı görülüyor. O kilo verirken de bu sefer çevreyi dinlersek stres ortaya çıkıyor ve stres olduğu için de kişiler aslında 2 ay da vermesi gereken kiloyu 5-6 aya yayıyorlar. Yani buna şey gibi bakmak gerekiyor. Bırakın bu kiloyu verirken zamana bakmayın, onu sağlıklı bir şekilde besleyelim. Biz sağlıklı bir şekilde beslenirken bir şeyler öğrenmeye çalışalım. Hayatımız boyunca sağlıklı beslenmeye çalışalım ki o kilo artışı bir daha görülmesin. Çünkü şöyle bakılır genelde ‘ben yemezsem kilo almam’, ‘yemezse veririm’. Öyle bir şey mümkün değil. Altta yatan bir kronik hastalık olabilir. Kan değerlerinde küçücük bir vitamin, mineral eksikliği olabilir. Kişi çok stres yapar ve o hafta kilo veremez. İstediği kadar dikkat etsin, Sağlıklı beslensin, kahvaltısını, öğle yemeğini, akşam yemeğine dikkat etsin. Stres hormonlar ile devreye girer. Kişi kilo veremez. Vücudun verdiği bir tepkidir bu. Vücut kilo vermek istememiştir. O hafta ve saygı duymak lazım. Yani stresi orada devreye sokmamak lazım. Kilo vermede birçok şeyin etkisi var. O yüzden stresi olabildiğince azaltmak gerekiyor.

Bir diyetisyenin işi; Hadi şunları ye, bu besinleri yeme değil sadece. Biz burada danışmanlarımızla aile gibi oluyoruz ve yeri geldiğinde birlikte oturup dert dinliyoruz. Sorunları aşmaya çalışıyoruz. Diyete başlama sürecinde ben çok altta yatan sebepleri bulmaya çalışırım. Yani bu kişinin yaşam tarzı nasıl, nasıl kalkıyor, evli mi? bunların hepsini bilmek lazım. Ya nasıl yaşıyor? nasıl yaşadığını bileyim ki bir bir diyet yazabileyim. Ya da altta yatan başka bir sebep var mı bunu bileyim? O yüzden böyle oturup karşınıza alıp dediğim gibi aile gibi dinleyip ilerliyoruz. Ama şunu söylüyorum, her zaman gerçekten psikolojik savaş varsa bu sadece diyetisyenle çözebilecek bir şey değil. Psikolojik destek alınmalı.

16 May 2022 - 11:00 - Sağlık



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yerel Piyasa Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yerel Piyasa hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yerel Piyasa editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yerel Piyasa değil haberi geçen ajanstır.


İstanbul Markaları

Yerel Piyasa, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (542) 453 4646
Reklam bilgi


Anket 5500 TL'lik asgari ücret çalışanlar için yeterli olacak mı?