BU EKONOMİK BUHRANDAN ÇIKACAĞIZ BAŞKA YOLU YOK

Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu Diriliş Haber Youtube Kanalına özel açıklamalarda bulundu. Gündemi değerlendiren Yardımcıoğlu, ekonomide düzelme için kamu tasarruf tedbirlerinin bir an önce devreye alınması gerektiğini ifade etti.

Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu Diriliş Haber Youtube Kanalına özel açıklamalarda bulundu. Gündemi değerlendiren Yardımcıoğlu, ekonomide düzelme için kamu tasarruf tedbirlerinin bir an önce devreye alınması gerektiğini ifade etti.

Bu ülkenin dostu kim, düşmanı kim? Bu ülke insanları ideolojik fikirlerden ayrılıp, siyasi görüşlerden ayrılıp tek vatan, tek millet duygusuyla hareket edemez mi? Bizi ayrıştıran sebep ne? Bizim başka gidecek vatanımız yok, başka gidecek ülkemiz yok. Bizim inancımızda bizleri kabul edecek başka bir millet yok. Biz niye birlik olamıyoruz? Ülke insanları olarak sizdeki karşılığı nedir hocam?

Bizim dostumuz kim? Bizim dostumuz Rabbim.

Bu millet 5 bin yıllık tarihinin içerisindeki son bir yılına İslam'a hizmet ederek diyen İslam'ın sancak dallarını yaparak tam Orta Asya bozkırlarında alıp Avrupa'ya, Kuzey Afrika'ya götürmüş olan kutlu bir millet. Karadeniz'in kuzeyine götürmüş olan, Afrika'nın ötesine götürmüş olan kutlu bir millet. Ne için? İlah-i Kelimetullah için, Allah rızası için, Allah'ın hizasından Allah'ın nizamı bundan başka bir hedef gütmeden, onu yaymanın dışında başka bir hedef gütmeden, canını pervasızca yerlere sermiş, toprağa sermiş, gittiği her yere akıtmış olan bir millet.

Dolayısıyla şurada sizin yanınızda çalışan insanlarımız var. Aşkla çalışıyorlar, heyecanla çalışıyorlar. Dışarıdan bir tanesi tırnak içinde bu çalışan genç arkadaşlarımızdan bir tanesine edepsizlik yapsa siz buna ne dersiniz? Haddini bil. Benim adama kimse edepsizlik yapamaz dersiniz değil mi?

Ben olsam ben de aynısını derim. Oğlum için derim, çocuğum için derim, öğrencim için derim. Dükkanda çalışan insan içinde, her Allah'ın kulu için bunu yaparım. Dolayısıyla biz bunun bilincindeyiz. Biz torpilli bir milletiz. Rabbimin kutlu bir milletiyiz. Bunu herkes kafasına soksun. Zorba Aydın da kafasına soksun. Zorba Aydın'ın yanında kürtçeye havlayan adamlar da kafasına soksun. Bir dolarlık adamlar da yarınlarda ortaya çıkacak. Bunu iyi bilsinler. Bu millet dualı bir millettir.  

Hani Tayyip Bey kullanıyor ya CHP’li diye? Canım o adam hiç mi doğru bir şey söylemeyecek? O adam doğru bir şey söylediğinde -cehape ile farklı fraksiyonlar dan geliyoruz. Hayata farklı pencerelerden bakıyoruz ama bu söylediğin de hakikat kardeşim. Seni sevmiyor olsam da bu hakikati kabul ediyorum- diyebildiğimiz gün ya da

-bir CHP'linin tırnak içinde bir AKP’liye doğru bir şey yaptığında, doğru bir şey söylediğinde esasında sizi sevmiyoruz, Farklı mahallelerin çocuklarıyız, Hayata farklı mecralardan, mevzilerden bakıyoruz ama bu yaptığınızı tasdik ediyoruz. Bu yaptığınızı doğru buluyoruz. Bu yaptığınızda sizi destekliyoruz- diyebildikleri gün evet bu ülke kesinlikle yek vücut olur.

ZAMLAR YANGININ ÜZERİNE BENZİN ETKİSİ YAPIYOR

Biliyorum sayın hocam bu yapılan zamların asgari ücretliye, memura, emekliye piyasaya yansıması nasıl oldu? Yeterli oldu mu, memnun kaldılar mı, işverenlerin baktığı pencere nedir? Nasıl yorumlarsınız?

Eski ağabeylerimizin, büyüklerimizin deyimiyle de öyle bir fasit dairenin içerisindeyiz ki şimdi de enflasyon eritiyor insanların gelirini... Hükümet zam yapıyor ya da yapmak durumunda kalıyor. Zammı yapıyorsun, insanların durumlarını iyileştireceğiz diye. Zammı yapmak, bir ateşin üzerine benzin dökmek gibi bir şey. Bu defa enflasyon daha da bir alevleniyor, daha da büyüyor. Dolayısıyla daha da büyüyünce daha hızlı bir şekilde gelirleri topluyor, yok ediyor.

Şimdi yapılan zamlar da o ateşin üzerine benzin dökmek gibi. Niye? İyileştirmek için, alım gücünü yerinde tutabilmek için yapılıyor. Bunu yaptıkça, alım gücü bir miktar daha eski haline gelince, tekrar daha güçlü bir alışveriş halinde tekrar enflasyonu körükleyen bir şey olaraktan karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla bu en başta bu hale gelmemeliydi. Çok önceki benim Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcılığı yaptığım dönemden beri Yapmayın Allah peygamber aşkına diye neredeyse yalvardım. İnatla yapıldı. Bu ülkede bir takım insanlar da söylediler,“Böyle yapmayın, şöyle yapmayın” diye. Şimdi geldiğimiz noktaya baktığımızda evet ayın 15'i itibarıyla bir maaş ödendi, hatta bayramdan önce ödendi. Piyasaya yansıması nasıl oldu? Ben hayatın içerisinde bir insanım. Fildişi kulesinde hayatı yaşayıp da farklı bir fanusun içerisinde başka insanlara bakmıyorum. Bizzat o milletin, Halkın içerisinde, sahanın içerisinde koşturan milletin fertlerinden bir tanesiyim. Piyasada yaprak kımıldamıyor.


Ekonomi politikaları noktasından tüm dünyada bir enflasyon var. Fakat bizdeki enflasyon, bizim kendi parmağımızı kendi gözümüzü çıkartırcasına yaptığımız bir takım işlerden dolayı Avrupa Birliği'ndeki, Birleşik Krallık'taki, ABD ve dünyanın diğer ülkelerindeki krizden biraz daha katmerli, biraz daha kallavi. Dolayısıyla bu sıkıntının içinden nasıl çıkacağız? Çıkacağız başka çare yok. Türk ekonomisi kendi kendini onarabilen bir ekonomi. Hızlı tamir edilebilen bir ekonomi.

Mali kuralları koyacağız, disiplini ortaya koyacağız. Bir takım kamu harcamalarında gerekiyorsa kısıtlama yapacağız. Bu işin başka çaresi yok. Bir takım israf olaraktan sayılabilecek harcamalara kısıtlayacağız. Oradan elde ettiğimiz tasarrufla 300 milyar civarında yıllık devletin harcaması var. Bütçeye bakıyorum,

Yüzde 20 tasarruf edilse 60 milyar yapar. 60 milyarı halka, sabit gelirli kesimine dağıttığımız zaman enflasyonun altında ezilmelerinin önüne geçmiş oluruz.

Ama ülkenin kesinlikle bir tasarruf politikasının içerisine girmesi gerektiğini, bir takım harcamalara kısması gerektiğini, bir takım mali kuralları, mali reformları ortaya uygulanmak üzere iş olsun diye değil önce sözünü vermeli ve sonra eyleme dökmek gerektiğini düşünüyorum.

Öyle yüz günde, beş yüz günde, üç yüz günde, 6 ayda bu ekonominin çözüleceğini düşünmüyorum. Ama 3 yıl gibi 4 yıl gibi bir sürede ekonominin tekrardan ilk 20'nin, ilk 10'un içerisine sokulabilecek hamlelerinin yapılabileceğini görüyoruz. Yapanlar nereden yapıyorlar? Uzaydan gelip de bir sihirli değnekle dokunmuyorlar. Aklın yolu bir. Amerika'yı tekrar keşfetmeye, tekerleği tekrar keşfetmeye gerek yok.

Nihayetinde esasında faiz dediğimiz olguya bir Müslüman Türk çocuğu olaraktan karşı olmamamız mümkün mü? Ama adını faiz demeyip de riba dersen, adını faiz demeyip de nema dersen bu da faiz olmaktan çıkmıyor.

Kimi kandırıyoruz? Kendimizi bile kandıramayız. Gerek yok bunlara. Geçmişte 8-10 puanlık geçmişte faiz indirimlerinin yapılmaması doğruydu. Şimdi bir miktar faiz artırımının yapılması gerek. Ama şimdi örneğin 6 ay önce yapılması gereken faiz artırımlarını yapmak, derman olmayacak, katkı sağlamayacak. Ne yapmalıyız? Önce teşhisi doğru koymalıyız. Teşhisi doğru koyarsak ona yazacağımız ilaçlar belli zaten.

18 Tem 2022 - 15:37 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yerel Piyasa Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yerel Piyasa hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yerel Piyasa editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yerel Piyasa değil haberi geçen ajanstır.


İstanbul Markaları

Yerel Piyasa, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (542) 453 4646
Reklam bilgi


Anket 5500 TL'lik asgari ücret çalışanlar için yeterli olacak mı?