“FAİZSİZ EKONOMİYİ SAVUNAN BİR SİYASİ PARTİYİZ”

Saadet Partisi Kahramanmaraş İl Başkanı  Ahmet Zor Diriliş Haber Gazetesine özel açıklamalarda bulundu. Saadet Partisinin Genel Hedefleri, yerelde ki hedefleri, pandeminin ekonomiye etkisi gibi bir çok konu başlığı hakkında açıklamalarda bulunan Zor, ‘Kahramanmaraş’ın potansiyelini biliyorum ve bu potansiyelin değerlendirilmediğinin farkındayım’ dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

 

“FAİZSİZ EKONOMİYİ SAVUNAN BİR SİYASİ PARTİYİZ”

Saadet Partisi Kahramanmaraş İl Başkanı  Ahmet Zor Diriliş Haber Gazetesine özel açıklamalarda bulundu. Saadet Partisinin Genel Hedefleri, yerelde ki hedefleri, pandeminin ekonomiye etkisi gibi bir çok konu başlığı hakkında açıklamalarda bulunan Zor, ‘Kahramanmaraş’ın potansiyelini biliyorum ve bu potansiyelin değerlendirilmediğinin farkındayım’ dedi.

Türkiye’nin en genç siyasi parti il başkanı olan Saadet Partisi Kahramanmaraş İl Başkanı  Ahmet Zor Diriliş Haber Youtube kanalında Şehrin Gündemi programına konuk oldu. Gazeteci Ali Erkan Kiraz’ın sorularını yanıtlayan Zor, Saadet partisinin faizsiz ekonomiyi savunan bir siyasi parti olduğunu vurguladı.

Saadet Partisinin Genel Hedeflerinden bahsetmek İsterseniz neler söylersiniz?

Saadet partisi diğer siyasi partilere nazaran genel çalışmaları ve ilkeleri açısından farklı bir parti. Saadet partimiz, ülkemizde genel politikalar noktasına dış politika noktasında, eğitim noktasında, tüm siyasi partiler arasında burası çok önemli, hiç de mütevazi olmayacağız; “bir sistem alternatifi olarak ortaya çıkan bir siyasi partiyiz”

Saadet partisi kuruluşu itibariyle 2000’li yılların başında kurulmuş siyasi bir parti değil. 1969’tan beri ilk önce Erbakan hocamızın Konya’dan bağımsız olarak başladığı ve daha sonrasında bugün 50’nci yılını dolduran bir siyasi partidir. O yüzden Saadet partisini 2000 yılından itibaren değerlendirmek çok tutumlu bir davranış olmayacaktır. Bu anlamda Saadet partisinin genel bir hedefinin, dış politika anlamında D8 ile, İslam Birliği ile değerlendirebiliriz.  Bugün diğer siyasi partilerin hiçbirinde bunları duyamayız. Diğer siyasi partilerin hepsi AB’den, BM’den, NATO’DAN bahsederler. Biz Saadet partisi olarak dış politikada bunları olması gerektiğine daha sonra hem maddi, hem manevi eğitimin yani bir kuşun iki kanadı misali gençlerin uçması noktasında gençler yüksek seviyeler gelmesini kuşa benzetiriz. Hem maddi, hem manevi kalkınmanın eğitimle olacağını ve bu anlamda maddi kalkınmanın sanayinin ve teknolojinin, bugün itibariyle de dünyada çok yer kaplaması tarımın bile teknoloji ile kalkınmasının öneminden bahsediyorduk. Biz bunu 50 yıl önce söylüyorduk, dünya bugün çok farklı bir yere evrildi, biz 50 yıl sonrasını konuşarak da yine sanayinin olması ve yine teknolojinin gündemimizde olmasını söyleyen siyasi bir partiyiz. Ve yine ekonomi noktasında bugün Türkiye’de hiçbir siyasi partinin söylemediği faizsiz ekonomiyi savunan bir siyasi partiyiz. Faizsiz ekonomik düzenin kurulması gerektiğine inanan ve bu anlamda çalışmalar düzenleyen bir siyasi partiyiz. Cumhurbaşkanı çıkıp da faiz dünya gerçeğidir diyebiliyor. Aslında bir hukukçuyum, bu yüzden faiz üzerine çok çalışmalarım olmadı fakat faizin çalışanların üzerinde bir emek sömürüsü olduğunun farkındayız. Bu anlamda bugünün dünyasında ve Türkiye’sinde faizin yüzde birine daha çok kazandığı,  geriye kalan orana ise kayıp olarak döndüğünü, sermayesini yediğini biliyoruz. Bu anlamda da Türkiye'de faizsiz ekonomiyi savunan tek partiyiz.

“ÜLKEDE VE ŞEHİRDE MİLLİ GÖRÜŞ İLKLERİNİN UYGULANABİLMESİ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”

Saadet Partisinin ve sizin yereldeki hedefiniz nedir?

Saadet partisi il başkanlığı olarak daha yeni sayılacak bir kongreden çıktık ve kadromuzu kurduk. Türkiye’nin en genç il başkanı unvanını alarak görev alıyorum. Z kuşağı olarak nitelendirilen kuşağa da dahilim. Saadet partisi Z kuşağından olan birisini il başkanı yaptı. Saadet partisi genel anlamda ve sosyal medya kullanımında Saadet ekibi çok iyi çalışıyor, gençlere çok iyi dokunuyor. Kamera karşısına geçip ülke böyle yönetilirden ziyade daha geniş içerikli videolarla da Z kuşağının rağbet gösterdiği içerikler elde ediyoruz. Nitekim hemen bir örnek vermek gerekirse “devletinden.com” gibi bir video ile devletin ağır vergilerine karşın çok iyi bir ironik video hazırlandı ve bu çok ses getirdi. Biz de yerelde genç oluşumla birlikte böyle çalışmalar yapmayı hedefliyoruz. Genç oluşumla yapmak istediğimiz projeleri çocuğundan yaşlısına tüm kitlelere ulaşmak istiyoruz. Ben liseyi Gaziantep’te, üniversiteyi Konya’da okumuş bir Kahramanmaraşlı olarak, Kahramanmaraş’ın potansiyelini biliyorum ve bu potansiyelin değerlendirilmediğinin farkındayım. Çocukluğumdan bu yana ailemden bir siyasetçi çıkmamasına rağmen bir memleket sevdasıyla giriştiğim bu yolculukta daha öncesinde gençlik kollarında yaptığımız ekonomi, eğitim ve ulaşım gibi bir çok alanda çalışmalar yaptık.  İl başkanı olarak getirildiğim bu aşamada da saydığım alanda çalışmalara devam edeceğiz elbette. Bütün siyasi partilerle kurduğumuz iletişimde yaşımdan dolayı bir tepki almadım hatta tam aksine olumlu tepkiler aldım. Buraya kadar bunu olacağım  gibi cümleler sarf etmedim, makam mevki gibi hedefleri olmadı. Dediğim gibi bu ülkede ve şehirde milli görüş ilklerinin uygulanabilmesi adına bana görev verilirse çay da dağıtırız, görev verilirse il başkanı da olurum. Bana düşen her doğrultuda memleketimin çalışmak, takdir halkımızındır.

BUGÜN HİÇBİR İTTİFAKA TABİ DEĞİLİZ

Saadet partisi bir ittifakın içerisinde mi?

Saadet partisi 2018’de seçimlerinde, referandumdan sonra yeni gelmiş bir sistemle başkanlık sistemine geçti. 2018 seçimlerinde ilk defa başkanın ve parlamentonun seçileceği bir genel seçimdi. Bu ortamda da yeni başkanlık istemi ile beraber 50+1’in seçtiği seçmenin başkan olacağı bir sistem getirildi. Bu anlamda 50+1 gereklerinden bir tanesi eskiden koalisyondu adını sadece değiştirerek ittifak dediler. İktidarın vatandaşa bak beni seçmezseniz eski koalisyon gelir diyerek sıkıştırdığı bir noktaydı. Ancak iktidarın yaklaşık 17 yıldan sonra vatandaşları getirdikleri yer isim değişikliğiyle koalisyon yerine ittifak oldu. Saadet partisi olarak biz bu duruma böyle bakmıyoruz ama eğer böyle bir sistem varsa ve 50+1 olmak şartıyla kazanılıyorsa seçim öncesi birleşme ihtimali görüyoruz. Seçimden sonra partiler kendi idealleri ve ilklerini iktidara getirmek için çalışırlar. Seçim ittifakları da seçim nezdinde bir koalisyon değil seçimden önce yüzde 10 barajının kaldırılması noktasında girişilen bir çalışmadır. 2018 seçimlerinde Saadet partisi her iki tarafla da görüştü. Hem cumhurbaşkanı birçok kez heyet göndererek, Cumhur ittifakı içerisinde yer almasını talep ettiler. Millet ittifakı içerisinde yer alan İYİ parti, CHP’nin de istekleri oldu. Biz Saadet partisi olarak kendimizi iyi ifade edebileceğimiz, ilkelerimiz istismar edilmediği bir ittifakın içerisinde yer almaya çalıştık. Bunun da millet ittifakı olduğunu kanaat getirdik ve dahil olduk ancak seçim bitti, ittifak bitti. Bugün hiçbir ittifaka tabi değiliz ancak seçim öncesinde gene bir ittifak değerlendirmesi yapılacaktır. Ancak şu an bir pandemiden sonra gelen sıkıntılardan dolayı genel başkanımızın yaptığı açıklama ile bir “geçim ittifakı” içerisinde olduğumuzu söyleyebiliriz.

“BUGÜN ÜRETMEYEN BİR TOPLUMLA, ÜRETMEYEN BİR ÜLKEYLE BAŞ BAŞAYIZ”

Kapanmanın Ekonomiye Yansımalarıyla ilgili neler söylersiniz?

Ekonominin her geçen gün kötüye gittiğini bir çocuktan da duyabilirsiniz, çikletinin fiyatı artmıştır. Bir yaşlı amcadan da duyabilirsiniz çünkü pazar alışveriş masrafı artmıştır. Bunu herkes dile getiriyor ancak bunun niye bu hale geldiğine kafa yormak gerekiyor. Bu ülke bir AKP iktidarı ile yönetiliyor ve doğduğum günden beri gördüğüm tek iktidar. İl başkanı olarak değil de bir vatandaş olarak konuluyor olursam;  bugün kendimi maddi noktada kendimi zorluyorsam, evlilik benim için zor bir şeyse, Pazar alışverişinde her geçen yıl masrafım artıyorsa bir problem var demektir. Mesela geçtiğimiz ramazan ayında Ramazan paketlerinde %60 artış olduğunu gözlemledik. Bunun elbette pandemi süreci etkisi vardır.  Belli bir dönemde fabrikaların aktif olmaması, esnafın kepenkleri indirmesi gibi birçok şey gördük. Fakat bu bir sonuçtu.  Ekonomik olarak Türkiye zaten daha zor durumdaydı. Bizim ekonomik modelimizde üretmek vardır. Bugün Akp iktidarı bugüne kadar getirmiş olduğu refahı satmaya borçludur, üretmeye değil.  Tek ürettiği şey asfalt, tek ürettiği şey beton. Yeşili yok eder, ekini yok eder. Bugün üretmeyen bir toplumla, üretmeyen bir ülkeyle baş başayız. Bugün köylerin şehirlere göç ettiği ve ekin alanlarının boş kalmasından bahsediyor ve görüyoruz. Başkan yardımcılarımız gidip çiftçilerle görüşmeye gittiklerinde, çiftçilere “verilmeyen” desteğin ceplerimize yansıdığını da görüyoruz.

İnsanların Saadet Partisine yaklaşımı nedir, toplumda karşılığınız nedir?

Ben bu makama yaklaşık 4 ay önce geldim. Bir medyatik tarafım ve de tanınmış yüzüm yok. Bu makama gelmeden önce 2018 seçimlerinde milletvekili adayı olarak saha çalışmaları yaptık sokağa indik ve vatandaşlarla görüştük. İktidarın kutuplaştırması sebebiyle bize karşı tepki gösterenler oldu. Ancak il başkanı olduktan sonra sahaya indiğimde aynı esnaflarla diyaloğa girdiğimde ben size oy vermeyeceğim diyenler şu an oy vermeyi geçtik, üye olmak istediklerini dile getirdiler. İlerleyen süreçlerde partimize çok katılımın olacağını göreceksiniz.

İktidar karşısında muhalefet olmak zor mu, mali zorlukları var mı?

Siyasetin parayla yapıldığını, parasız bir insanın siyaset yapamayacağını söylerler. Saadet partisi bu görüşün tam aykırı durumunda. Gönül ile yapılan, samimiyetle yapılan bir siyaset. Kendimden biliyorum cebinizdeki paraya bakmıyorlar. Hiçbir devlet desteğini almadan, hazine yardımını almadan imece usulü ile, üyelerin ödediği aidatlarla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Para akmıyor, parayı bulmak için koşturacaksınız. Siyaset yapıyoruz ve elbette yaptığımız işlerin bir maddi ihtiyacı, karşılğı oluyor. Başkanlığımızın olduğu dairenin kirasını, çayını vs. bütün masraflarını kendi çabalarımızla, üyelerimizle imece usulü karşılamaya çalışıyoruz. Yaptığımız çalışmalarda önce maddi desteğini bulduktan ve tamamladıktan sonra işlerimize başlıyoruz. İktidar karşısında muhalafet olmak ise, biliyorsunuz; hali hazırdaki iktidarın, Cumhurbaşkanının ve bakanların hangi ocaktan yetiştiğini biliyoruz. Erbakan hocanın tedrisatından geçmişler ama daha sonra en büyük tekmeyi de vurmaktan da çekinmemişler.  Şimdi kendilerini hala milli görüş içerisinde olarak savunmalarına rağmen, fiiliyatta uygulamamışlardır.

“KAHRAMANMARAŞ ÜRETEN BİR ŞEHİR DEĞİL ÜRETTİĞİ ÜRÜNLERİN DE KENDİ ADINI ÖN PLANA ÇIKARAMIYOR”

Yerel Ekonomiyi nasıl değerlendirirsiniz?

Kahramanmaraş üreten bir şehir değil, ürettiği ürünlerin de kendi adını ön plana çıkaramıyor. Kahramanmaraş, metalde, tekstilde, bakırcılık da çok iyi fakat bunların markalaştırma tarafından sorunlar yaşanıyor. Bir çevreyolunu bile yapmakta aciz olan bir belediye elbette diğer işlerde de yeterli çabayı gösteremiyor. Eğer üreticiye destek veren, sahip çıkan siyasetçiler yoksa, şehrin kültürel ve turistik yerlerini ön plana çıkaran siyasetçileriniz yoksa; seçime kadar meydanlarda, seçimden sonra içine çekilen siyasetçileriniz varsa bu şehrin kaderi hep böyle olacaktır. Siyasetçiler elini taşın altına koymuyor, siyasetçiler ne yazık ki siyaseti vatandaş için yapmıyor. Biz bu durumu daha çok AKP iktidarında gördük, siyaseti kendileri için yapıyorlar. Daha medyatik ve tanınmak için yapılan gayretleri şehir için gayret edilmesi daha sağlıklı olacaktır. Ben liseyi Gaziantep’te okumuş biriyim ve çoğu öğrenciler öyle, eğitim de bile başarıya ulaşamamış bir şehiriz.

Ahmet Zor bu görevde neden yer alıyor?

Bizim Milli Görüş düsturunda, görev istenmez, verilir düsturu ile yola çıkılır. Çalışırsınız, gayret sarf edersiniz kendi ilkeleriniz doğrultusunda vatandaşa ulaşmaya çalışırsınız ve teşkilatta bu durumu gördüğünde “sen buna layıksın”, “burada olmalısın” der.  Çok şükür bugüne kadar gösterdiğim gayretler doğrultusunda teşkilatımız beni bu makama layık gördü.  Siyasetin içerisindeyim çünkü memleketime hizmet etmek ve memleketimin problemleri için harekete geçmeyi kendime vecibe gördüğüm için siyasete girdim.

ÜRETMEYEN BİR ÜLKEYİZ VE BU YÜZDEN TURİZME AĞIRLIK GÖSTERİYORUZ

Ahmet Zor’dan zor ifadeler;

Konuşmamızda dediğimiz gibi üretmeyen bir ülkeyiz ve bu yüzden turizme ağırlık gösteriyoruz. Kendi vatandaşını aşağılayarak turiste karşı taktırdığını görüyoruz. Çünkü turistin içeriye getirdiği paraya ve dövize ihtiyaçları var. İkinci buruk Ramazan ayımızı geçirdik. Haftada bir olan Cuma namazlarından ya da teravih namazlarından, birlikteliğine önem veren ve buna göre kurallar koyan bir dinin mensubuyuz fakat bunlardan uzak geçirdik. Ayrıca; hepimizin yüreğini yakan, elimizi, kolumuzu bağlayan bir Filistin meselemiz var. Bu konunun en önemli konu olduğunu düşünüyorum, sürekli olarak gündeme getirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bugün Filistin’de yurtlarından, topraklarından çıkarılan; öldürülen insanlardan bahsediyoruz. Yıllardan beridir dünyanın gözü inanında insanlığı katletmeyi kendine vazife gören İsrail devleti, bir akrep, yılan gibi hareket ediyor. Dünya bugün sadece belli olaylarda ses çıkarıyor fakat yıllardır orada sessiz bir şekilde insanlık katli gerçekleşiyor. Kendini adalet timsali olarak gören kurum ve kuruluşların; çocuk kıyımlarına, insanlık katliamlarına sessiz kalan bu kurumların samimiyetini sorgulamak durumundayız. Tam da bu noktada Erbakan hocamızın sözüyle; “Dünyanın şu hali içerisinde, İslam birliği bir serbestiyet değil bir mecburiyettir” diyor. İslam ülkeleri olarak kınamaktan öteye geçmezseniz, hiçbir müdahalede bulunmazsanız, fiili harekete geçmezseniz, inan ki o İsrail devleti, bir gün büyük İsrail’i kurmak için sizin sınırlarınıza dayanacaktır. Siyasi iktidarın bu anlamda fiili harekete geçmesi gerektiğine inanıyorum. Fiili hareketten kasıt eğer Müslüman kardeşlerinin yanında olmakta samimi ise İsraille olan ekonomik münasebeti durdurması gerekir. Elçiliklerin gözden geçirilmesi gerekir. Terörist devletle ilişkileri kesmesi için adım atmaya davet ediyorum.

22 May 2021 - 15:51 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yerel Piyasa Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yerel Piyasa hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yerel Piyasa editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yerel Piyasa değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Yerel Piyasa, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (542) 453 4646
Reklam bilgi