Ramazan Kara, Türk vergi sistemini eleştirdi

Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi Ramazan Kara Türk Vergi Sistemini Diriliş Haber Gazetesine değerlendirdi. Sistemin arızalarını gösteren Kara, dolaylı vergilerin çok oluşu beyana dayalı vergilerin payının yok denecek kadar az olmasının adaletsizliğe neden olduğunu savundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi Ramazan Kara Türk Vergi Sistemini Diriliş Haber Gazetesine değerlendirdi. Sistemin arızalarını gösteren Kara, dolaylı vergilerin çok oluşu beyana dayalı vergilerin payının yok denecek kadar az olmasının adaletsizliğe neden olduğunu savundu.

Kara şunları söyledi;

Türk Vergi Sisteminde Gelir üzerinden alınan vergilerin payı dolaylı vergilere kıyasla oldukça düşük oranda kalmıştır. Bu durum vergi sisteminin gayrı adil olması sonucunu doğurmuş bulunmaktadır.

Öte yandan gelir üzerinden alınan vergiler içinde de beyana dayalı vergilerin payı yok denecek kadar azdır. 2017 yılında Gelir Vergisi tahsilatı içerisinde, beyana dayalı Gelir Vergisinin oranı yüzde 4’tür (5 milyar TL / 112 milyar TL). Gelir Vergisi beyannamesi veren 3,5 milyon mükellef, 2017’de 5 milyar TL Gelir Vergisi ödemiştir. Kişi başına düşen aylık Gelir Vergisi, 119 TL’dir. Bu da göstermektedir ki beyana dayalı gelir vergisi mükelleflerince ödenen vergi, asgari ücretlinin ödediği vergi düzeyinin bile altında kalmaktadır.

2017 yılında Gelir ve Kurumlar Vergisi tahsilat toplamı 165 milyar TL, aynı yıl toplam vergi geliri tahsilatı ise 536 milyar TL dır. Bu durumda Gelir ve Kurumlar Vergisi tahsilat toplamının toplam vergi gelirlerine oranı yüzde 30 olmaktadır. Oysa AB ve OECD ülkelerinde bu oran, yüzde 50-60’lara kadar çıkabilmektedir. Gelir üzerinden alınan vergilerin yüzde 30 gibi son derece düşük bir oranda olması, vergilerin mali güce göre alınmasını öngören Anayasanın 73. maddesine aykırıdır.

İlk 100 mükellef beyana dayalı gelir vergisinin yüzde 20’sini ödemektedir. 2017 yılı vergi rekortmenleri listesinde yer alan ilk 100 Gelir Vergisi mükellefi toplam 1 milyar TL Gelir Vergisi ödemiş olup, bu tutar beyana dayalı Gelir Vergisi tahsilatı olan 5 milyar TL’nin yüzde 20’sine tekabül etmektedir. Diğer bir ifade ile ilk 100 mükellef toplanan her 100 lira verginin 20 lirasını öderken 3,5 milyon mükellef 80 lirasını ödemiştir.

Kurumlar Vergisi bakımından ise kurumlar vergisinin toplam vergi gelirleri içerisindeki payının yüzde 10’u bile bulmadığı görülmektedir.

 

Vergisi mükellefinin ödediği ortalama vergi miktarı yıllık 70 bin TL’dir (53 milyar TL / 760 bin).

Vergi rekortmenleri listesinde yer alan ilk 100 Kurumlar Vergisi mükellefi, toplam 25 milyar TL Kurumlar Vergisi ödemiş olup, bu tutar toplam Kurumlar Vergisi tahsilatı olan 53 milyar TL’nin yaklaşık yarısına tekabül etmektedir. Gelir ve Kurumlar vergisindeki bu tablo vergi sistemindeki çarpıklığı ortaya koymaktadır. Eğer ilk 100 mükellef değil de ilk 5.000 mükellef dikkate alınırsa durumun daha da vahim olduğu, neredeyse bütün  vergi  yükünün bu mükelleflerin üzerinde bulunduğu görülecektir.

ÇOK FAZLA İSTİSNA VAR

Gelir üzerinden alınan vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payının az olmasının nedenleri birden fazla olup bunlardan bazılarını şu şekilde saymak mümkündür;

İstisna ve muafiyetler gelir üzerinden alınan vergilerde vergi dışılığı artırmaktadır. Bazı gelir unsurları, ya hiç vergilendirilmemekte ya da asgari düzeyde vergilendirilmekte, bu da gelir düşüklüğüne neden olmaktadır.

İstisna ve muafiyetlerin çokluğu, mevzuatı karmaşık hale getirmekte, vergi kaybına sebep olmaktadır. 2015-2019 yıllarında istisna ve muafiyetler nedeniyle devletin vazgeçtiği ve vazgeçeceği vergi geliri tutarları aşağıdaki gibidir;

NE YAPILMALI?

Tasarruf ve harcamaların kaynağını tespit edecek bir vergi sisteminin yasal dayanaklarının düzenlenmesi gerekir.

Her türlü harcama, belgelenmek ve beyan edilen gelirin belli oranını aşmamak kaydıyla gider kabul edilmelidir.

İstisna ve muafiyetler daraltılmalı, vergi oranları düşürülmelidir.

Basit usulde vergilendirme kaldırılmalıdır.

Para hareketleri takip ve tespit ederek vergiyi doğuran olayı kavrayabilen bir uygulama yoluna gidilmelidir.

Vergi denetimi yaygın ve etkin hale getirilmeli, vergi incelemesinde cari yıl denetimi esas alınmalı ve zamanaşımı 3 yıla inmelidir.

Uzlaşma müessesesinin, otomatik indirim mekanizmasına dönüşmesi engellenmeli, daha fonksiyonel hale getirilmelidir.

Vergi iadelerinde "Özel Esaslar" uygulamasının gözden geçirilmek suretiyle uygulanabilir duruma getirilmesi gerekir.

Tahakkuk eden ancak ödenmeyen vergilerin tahsilinde vergi idaresi daha etkin hale gelmeli, gecikilmeden takibat işlemine başlanılmasına önem verilmelidir.

KDV’de indirim müessesesi gözden geçirilmeli, her aşamada vergi oranları daha düşük tutulmalı, ödenen vergiler gider kaydedilmelidir.

Vergi iadesi uygulaması yeniden ele alınarak, ihracatçıya yurda getirdiği döviz karşılığı prim ödemesi yapılması esasına gidilmesi ele alınmalıdır.

Vergi cenneti ülkelerin hangileri olduğu bir an önce ilan edilmelidir.

Af ve benzeri    yapılandırma     kanunlarının      çıkmayacağı       güvencesi verilmelidir.

Kamuoyu, toplanan vergilerin israf edilmediğine ikna edilmelidir.

Bundan sonra yapılacak vergi reformlarında öncelikli hedef, ülkemizdeki kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınması, mali tabloların gerçeği aksettirmesi ve vergi beyanlarının doğru şekilde hazırlanmasının sağlanması olmalı, vergi gelirlerini arttırmak sonraki aşama olmalıdır.

Vergi idaresi; Yeminli Mali Müşavirlere güvenmeli, ciddi ihbar olmadıkça tasdik kapsamında olan mükellefler vergi incelemesine tabi tutulmamalı, YMM’nin bilgi   birikimi ve tecrübesinden daha                fazla yararlanılmalı, tasdik hizmeti satın alan mükelleflere vergi avantajı tanınmalıdır.

# Para

24 May 2021 - 09:14 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yerel Piyasa Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yerel Piyasa hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yerel Piyasa editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yerel Piyasa değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Yerel Piyasa, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (542) 453 4646
Reklam bilgi