ELEŞTİRİ ALIYORUZ AMA VATANDAŞ ELİMİZİ BIRAKMIYOR

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir, kürt meselesi, gençlik ve yatırımlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kürt sorunu diye bir şey yoktur diyen Özdemir, gençliğin taleplerini dinlediklerini ve çözüm üretmek noktasında çalıştıklarını ifade etti.

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir, kürt meselesi, gençlik ve yatırımlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kürt sorunu diye bir şey yoktur diyen Özdemir, gençliğin taleplerini dinlediklerini ve çözüm üretmek noktasında çalıştıklarını ifade etti.

Özdemir şu değerlendirmelerde bulundu;

KÜRT SORUNU VAR MI?

Muhalefetin kürt sorunu söylemi için Benim kanaatim seçimin yaklaşması ile ilgili de olabilir hdp’ye açılan kapatma davasından dolayı da olabilir. Çünkü birkaç seçenek var, HDP kapatılırsa partinin seçmeni ne olacak? Bu seçmeni konsolide edebilir miyiz? Bu seçmeni kazanabilir miyiz? Telaşıyla oluşturulmuş bir iddia olduğunu düşünüyorum kürt sorununun. Kürt vatandaşlarımız bu seçim döneminde ülkemize gelmiş yerleşmiş bir topluluk değil. Bin yıldır bu topraklardalar ve birlikte yaşıyoruz. Ayrım olmaksızın birlikte savaştık, birlikte özgürlüğümüzün peşine düştük, birlikte ektik birlikte biçtik ve bu ülkeyi var etmeye çalıştık. Dolayısıyla bugün bir kürt sorunu diye bir varlığı iktidarın önünü getirip koymanın zemini ve mantığı olmadığını düşünüyorum. Fakat millet ittifakında bu konu bir hezeyan. Çünkü millet ittifakı içinde Milliyetçi söyleme sahip bir İYİ Parti var. Sosyal demokrat çizgide bir cumhuriyet halk partisi var. Sağ muhafazakar bir saadet partisi var. Dolayısıyla kürt seçmenin bu seçeneklerden birine kaydırmak isteği var. Fakat böyle bir sorun olduğunu düşünmüyorum ve inanmıyorum. Türkiye de bir sorun vardı ki o da artık yok; terör sorunu. Türkiyenin seçmeni terörize etmeye çalışan bir HDP sorunu var. MSB ve İçişleri Bakanlığı çok başarılı işler ortaya koyarak terör sorunu bitirme noktasına getirdi. Bu sorunu ortadan kaldırmak üzereyiz. Bunun dışında kürt seçmen oyunu kimden yana kullanırsa başımızın üstünde yeri var. AK Partiye 20 yıldır oy veren seçmenin talebi olan daha iyi bir yaşam standardını vermek için çalışıyoruz. Biz seçmeni ayırmıyoruz. Bu bakış açısı dışında ki diğer pencereler seçmeni ayrıştırarak ülkenin birliği ve bütünlüğüne zarar vereceğini düşünüyorum. Bunu bile bile farklı bakış açılarını deneyenlerin ise başarısız olacağını ve siyasette tutmayacağını düşünüyorum.

MİLLET İTTİFAKI KİMLERDEN OLUŞUYOR?

Millet ittifakında şöyle bir sorun ve kafa karışıklığı var; HDP millet ittifakının yasak ilişkisi. Millet ittifakı özellikle yerel seçimlerde HDP ile yol yürüdü. Fakat bu yoldaşlığı inkar ettiler. Çünkü İYİ Parti milliyetçi bir çizgide ve söylemde seçim çalışması yürütmüştü. Fakat bu ilişki ayyuka çıktı. Çünkü HDP’liler çıkıp dediler ki ‘biz sizinle birlikte seçimde çalıştık ve haydi bu ittifakı resmiyete kavuşturalım’. Böyle olunca turnusol kağıdı gibi tüm renkler ortaya çıktı. İYİ  parti önce bocaladı, inkar etti, muğlak konuştu. CHP kendi seçmeni nedeniyle zaman zaman HDP ile arasına mesafe koydu. Fakat her mesafe koyuşunda HDP daha fazla üzerine geldi. ‘Siz söyleyemiyorsanız biz söyleyelim’ dedi. Özellikle İstanbul Belediyesi seçimlerinde verdikleri desteğin karşılığında belediyeye bağlı bazı yan kuruluşları isteyince bu ilişki açığa çıkmıştı zaten. Dolayısıyla millet ittifakında ki kan uyuşmazlığı ve yasak ilişki açığa çıkmış oldu. Bu uyuşmazlığı itiraf edemedikleri için çeşitli açıklamalarla yön değiştirmeye çalıştılar. Sonuçta gördük ki millet ittifakını hedefi milli bir ittifaka değil karşılıklı faydaya dayanıyormuş. CHP, İYİ Parti ve HDP’yi kendi çıkarları için bir yan unsur olarak kullanmış. HDP, İYİ parti ve CHP ile birlikte çalışırsa millet nazarında meşrulaşacağını düşünerek bu ilişkiyi kabul etmiş. İYİ Parti, salt bir görüşün tekelinde kalmamak ve millet nazarında kabulünü arttırabilmek için bu oluşum içerisinde bulundu. Bu ilişkiler açığa çıkınca aynı şekilde devam etme ihtimalleri kalmadı. Bence İYİ Parti içinde ki milliyetçi vekillerin bu rahatsızlığı ileri ki günlerde daha da açığa çıkaracaklarını düşünüyorum. Belki yeni kurulan partilerle birlikte bu ittifaklar güçlendirme çabası olabilir.

MUHALEFETİN ÇÖZÜM ÖNERİSİ YOK. BU DURUMU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

İktidar sorumluluğu olan topluma hizmet götüren ve vaatlerinin bir kısmını gerçekleştiren bir kısmını da gerçekleştireceğini vaat eden bir yapıdır. Muhalefet ise iktidarın yaptıklarının yanlışlıklarını ortaya koyan ve daha iyisini önerendir. Bizde ki muhalefet yapılanın yanlış olduğunu söylüyor fakat ortaya bir çözüm koymuyorlar. Elbette millet de onları takip etmiyor.

Zaten CHP’ye bakın her zaman oy oranı yüzde18-25 arasında değişir. Neden çünkü iktidar karşıtlığından beslenir. Radikal çıkışları var fakat ülkenin ortak sorunlarına bir çözüm önerisi yok. Örneğin terör sorununa şimdiye kadar hiçbir çözüm önerisi sunmadılar. Bakın hatta 2011 yılından sonra ki seçim vaatlerinde PKK ve FETÖ ile mücadele teklifi yok. Aksini iddia getirsin konuşalım. Neden o tarih çünkü Kemal Kılıçdaroğlu dönemi başlıyor CHP’de. Dolayısıyla bu parti karşıtlıklardan besleniyor. Hep bir hükümet ve iktidar karşıtlığı, vizyon yok. Bunu bilerek mi yapıyorlar yoksa farkında mı değiller bilmiyorum. Biz şunun farkındayız ki bu milletin ortak değerlerine ilişkin bir siyasetleri yok. Bu nedenle iktidara gelemeyeceklerini düşünüyorum. Neden çünkü insanlar kendilerine bir şeyler vaat eden siyasileri takip ederler. Örneğin Turgut Özal, bu ülkede karayolları ve iletişim alt yapısını kurmayı vaat etti ve insanlar onu destekledi. Sonrasında Necmettin Erbakan insanlara adil ekonomik düzen vaat etti. İnsanlarda onu destekledi. Demirel insanlara bir şey vaat etmedi bu nedenle çoğunluğu hiçbir zaman elde edemedi ve koalisyonla yönetti. Tarihte konuşulan insanlar hep bir şeyleri vaat eden kişilerdir.

HALK İLE BİRARAYA GELDİĞİNİZDE NELERLE KARŞILAŞIYORSUNUZ?

Biz fırsat bulduğumuzda sahada değiliz. İşimiz sahada olmak ve fırsat oluşturup sahaya iniyoruz. Fakat şununla karşılaşıyoruz, “vekilim hayırdır seçim mi var?”

Benim vekillikte 3. Yılım ve saha çalışmalarından önemli geri dönüşler alıyoruz. Eleştiriye uğradığımızda eleştirinin ne olduğunun farkında olduk. İnsanların şikayetçi olduğu ve memnun olduğu konuların farkında olduk. Ben telefonuma her vatandaş ziyaretinde notlar alıyorum. Biriken notları değerlendirdiğimde sorunların nerelerde biriktiğini görüyorum. Yani benim anketlere ihtiyacım yok. Kendi anketimi kendim yapmışım zaten. Beklentiyi biliyorum.

Örneğin, çiftçi gübre fiyatının 2 katına çıkmasından şikayetçi ve bu konuda beklentileri var. basit usül esnaftan vergiyi kaldırdık ama yılda 4 defa verilen beyannameler için ödenen muhasebe giderleri esnafa külfet oluşturuyor. Bu soruna bir çözüm üretmemiz lazım.

Bu tür çalışmaları sık sık yapıyoruz ve sonuçlarından da iyi veriler topluyoruz. Eleştiri alıyoruz ama vatandaş elimizi bırakmıyor.

ÇÖZÜMLER NOKTASINDA NASIL BİR YOL İZLİYORSUNUZ?

Vatandaşın sorunlarını vekiller ile toplanıp istişare yapıyor ve ilgili bakanlığa götürüp sunuyoruz. Sorun mevzuatla ilgili olabilir yada direk müdahale ile çözülebilir veya zamana ihtiyacı olabilir çünkü ekonomik sorundur mali olarak bütçeleştirilmesi gerekir. Burada önemli olan sorunlar ilgili makamlara ulaştırılmış mı geri dönüş alınmış mı? Sonra sorunun çözülmesi kısmı geliyor. Vatandaş bunu önemsiyor aslında. Zaten sorunu kabul edip çözmek için çaba sarfederseniz muhatap kişi olan o bölgede teşkilat sorumlusu sorunu çözmeye uğraşır.

Yerel ise sorun, başkanlarla bir araya geliyoruz. Sorunun çözülmesi noktasında irade gösterilmesine çaba sarfediyoruz. Sistem bu şekilde. Aksayan yönü muhakkak ki var ama genelde olumlu dönüşler alıyoruz.

GENÇLİK SİYASETTEN NE İSTER?

Gençliğin adına geleceğe yön verenler diyorum ben. Çünkü gelecekte siyaset onların. Biz ülkenin geleceği ve toplumsal meseleleri üzerine konuşurken genç internetinin hızlı olmasını bekliyor. Bu noktada bazı arkadaşlarımız gençleri geçmişi bilmemekle suçluyor fakat bu durum onların suçu değil ki. Tadını bilmediği bir meyveyi tarif ediyoruz o gence. O bu dönemin insanı ve onun beklentilerine cevap vermeliyiz. Bizim yapmamız gereken onları dinlemek ve sorunlarına çözüm üretmek, onlara sorunları anlatmakla uğraşmamalıyız. Hepimiz öğretici yaklaşıyoruz.

Gençler siyasetten kendi gelecekleri ile ilgili bir şeyler bekliyorlar. Daha rahat bir yaşam, daha rahat sosyal medya kullanımı, daha hızlı internet, daha rahat üniversite okumak daha rahat iş imkanı isityor. Beklentiler bunlar. O yüzden bizim bunlara makul çözümler üretmemiz gerekir. Bu sorunların bir kısmı makul çerçevede çözülemeyebilir. Zor çözülecek sorunlar var. En azından kolay makul olandan başlamak gerekir.

PARTİLERİN GENÇLİK TEŞKİLATINDAN BAŞKA DIŞARIDA Kİ GENCE ULAŞIYOR MU?

Gençlik çalışmalarında ki amaç dışarıda ki gence ulaşmaktır. Teşkilat içinde ki genç zaten bizim yol arkadaşımız. Sanayi de çalışan genç, üniversite okuyan genç, evde oturan genç ne ister? Kırsal da ki genç, şehir de ki genç ne ister?

Bu gençlere ulaşmaya çalışıyoruz.  Bakış açısı farklı, tarzı farklı, beklentisi ve o beklentiyi ifade etme biçimi farklı. Mahalle gençleriyle toplantı yapıyoruz. Sorunları not alıyoruz. Hepsini karşılaştırınca gençliğin sorunları ortaya çıkıyor.

HİZMETLER AKSIYOR. YORUMUNUZ NEDİR?

Hizmetin aksamasında ki sorumluluk kimde? Hükümette mi belediye de mi? 2018 yılında doların tüm dünya da artmasının ardından insanların hayat standardı beklentilerin altında kaldı. Çünkü devletler önceliklerini insanların hayatları olarak belirlediler. İnsanın sağlığı konusu masadayken kalan her iş 2. Planda kalır.

Fakat yine de hizmetlere devam etmelisiniz. En hayati noktalardan devam ettik. Eğer bir yerde içme suyu ve kanalizasyon sorunu aynı anda varsa içme suyunu çözme yoluna gitti. Yol sorunun olduğu yerde park bahçe işlerini arka plana aldık. Çünkü imkanlar sınırlıysa en verimli şekilde kullanmak icap eder.

DEVLETİN YATIRIM ÖNCELİKLERİ PANDEMİ NEDENİYLE DEĞİŞTİ

Arsan kavşağında ilk sorumlu biziz. Yani milletvekilleri belediye başkanları değil. Çünkü bu bir hükümet yatırımı. Bu yatırımı da biz talep ettik. Kavşakların yenilenerek yolun daha kullanışlı hızlı ve aktif çalışması noktasında projeyi biz talep ettik. Aksaması ile ilgili takibi de biz yapıyoruz. Bu projede ortaya çıkan sorunlar bizden kaynaklı değil. Devletin yardım önceliği başka hizmetlere kaydı. Biz buna rağmen bitişini sağlıyoruz. Kadın doğum hastanesinin ihale edilmesini sağladık. Bu Kahramanmaraş siyasetinin başarısıdır. Zor şartlar içinde bunu başardık. Bir müteahhit işi aksattı diye onu kenara atıpta başkasına gel sen yap diyemeyiz. Biz hukuk devletiyiz. Öyle yapsak bile yeniden ihaleye çıkmamız lazım. Bu defa 6-7 ay ihale süreci olacak. Alanlar itirazlar derken 1 yılımız gidecek. 1 yıl gitmesindense biz bu işi 3 ayda bitirelim diye netice almaya çalışıyoruz. Fayda zarar analizi yaparak, en faydalı olanı yapmaya çalışıyoruz. Bakın pazarcık devlet hastanesinde de benzer süreç yaşandı şimdi açılmak üzere.

27 Eyl 2021 - 10:39 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yerel Piyasa Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yerel Piyasa hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yerel Piyasa editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yerel Piyasa değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Yerel Piyasa, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (542) 453 4646
Reklam bilgi